Ayşe Hanım'ın güneşte kaynattığı salçanın market salçasından farkı, ve evde nasıl saklanır.
Market salçası ile ev salçası arasındaki fark, ilk kaşıkta belli olur. Endüstriyel salça, hızlı üretim için yüksek ısıda, kısa sürede konsantre edilir; çoğu zaman içine koruyucu, renklendirici ya da nişasta eklenir. Ev salçasının ise tek malzemesi vardır: domates. Bir de sabır.
Çayırdere'de salça sezonu yaz sonudur. Ayşe Hanım kendi tarlasının olgun, tam kızarmış domateslerini toplar. Domatesler yıkanır, doğranır, közlenir ve suyu süzülür. Ardından geniş kazanlarda, kısık ateşte saatlerce kaynatılır — ama asıl sır burada: kaynatmanın son aşaması güneşte yapılır.
Geniş tepsilere yayılan salça, köyün temiz havasında, güneş altında günlerce dinlendirilir. Bu yavaş kuruma, salçanın rengini koyulaştırır, tadını yoğunlaştırır ve doğal olarak konsantre eder. Hiçbir katkı gerekmez; domatesin kendi şekeri ve asidi onu korur.
Ev salçası konsantre olduğu için market salçasından daha az kullanmanız yeterli. Yemeğe eklemeden önce bir kaşık tereyağı veya zeytinyağında kısaca kavurmak, ham tadını alır ve lezzetini açar. Çorbalara, et yemeklerine, pilavlara ve tabii erişte aşına birebir.
Bu yazıda bahsedilen ürün: Ev Yapımı Domates Salçası (660 g ve 1,7 kg). Acı sevenler için Acı Biber Salçası da mevcut.
← Tüm yazılar